Pazar , Aralık 17 2017
ANA SAYFA / BİZE SÖYLENMEYENLER / MÜSLÜMAN’IN HAYAT BİLGİSİ

MÜSLÜMAN’IN HAYAT BİLGİSİ

KAPAK
Hayreddin Karaman’dan modern tekno-yaşama dair fetvalar…
Yazar: Hayreddin Karaman
Söyleşi: Elif Ayla
Hayykitap No: 161
Türü: BİZE SÖYLENMEYENLER / Din / Kapitalizm / Sosyoloji / Teknoloji
Birinci baskı: Kasım 2011
Sayfa Sayısı: 200
Ebat: 13,5 x 19,5 cm
ISBN: 978-605-4325-68-9
Barkod: 9786054325689
  • TANITIM
  • YAZAR HAKKINDA
Üzeri tozlanmış ahkâm sandığının kilidini kıran adam o. Gülümseyen fetva makamı. Torunlarıyla, onların çocuklarıyla yaşadığı sarmal hayatın içinden, kalbe şifa, akla deva fetvalar veriyor. Labirente dönmüş yollara elinde kazması küreğiyle, insanlar için işaretçiler koyuyor, yollarını açıyor.

Özellikle son on yılda adeta “etrafımız çevrildi!” Her yandan gelen imajlar bombardımanı, cep telefonları, baz istasyonları, televizyon, GDO’lu besinler, kısır tohumlar, biz uyurken çocukların odalarına sızmayı beceren internet canavarları, her an bekler olduğumuz kıyametin ayak sesleri… Deccal ha çıktı ha çıkacak!

Tekno-şeytanların kol gezdiği, hem ruhu hem bedeni yoran bu dijital çağda, “Allah’ım bana yardım et” diyenlerin ‘hayat bilgisi’ bu kitap. Gelecek nesilleri korumak için yazıldı.

Prof. Hayreddin Karaman hem kızdıracak, hem susturacak, ama çok konuşulacak açıklamalar yapıyor Müslüman’ın Hayat Bilgisi’nde. Şeriat ilan etmek istiyor mu? Müslümanlar takiyye mi yapıyor? Erdoğan nasıl bir lider? Teröre fetva verilir mi? Peki ya intihar eylemleri? İslam, kadına dayak meselesine, çokeşliliğe nasıl bakmalı? GDO’lu gofret yiyen çocuğun annesi, sahiden masum mu? Ya çocuk bezleri, onlarsız olmaz mı? Sezaryen şüpheli mi? Tüp bebek caiz mi? Hayreddin Karaman’ın evinin karşısına biri baz istasyonu kursa, hoca eylemci olur mu? Onun torunlarına cep telefonu kaç yaşına kadar yasak?

Peki bir cemaate girmek, şeyhe intisap etmek gerekli mi? Şeyhi olmayanın şeyhi şeytan olur mu? Dahası, o bir sahabe oluverse, Peygamberine bakıp, ne söyler…

Kitabın Bölümleri:
• ÇOCUK KARAMAN’DAN YENİ ÇAĞIN ÇOCUKLARINA
• ÇOCUK VE ALLAH
• MODERN TIP İNSANI ÖLMEYE BIRAKMAZ!
• İNKILÂPLARDAN İDAM, İDAMLARDAN ŞİİR ÇIKTI!
• BEDİÜZZAMAN NİÇİN ESKİMİYOR?
• KADIN HAVVA’NIN KIZIDIR
• EVLİLİK VE ZİNA TUZAKLARI!
• ŞU MEŞHUR ÖRTÜNME MESELESİ
• MÜSLÜMAN ‘ÇEVRE’DEKİ BAZ İSTASYONLARI!
• FITRATLA OYNANIR MI?
• HELALLER, HARAMLAR VE TAYYİB!
• İSRAİL VE TERÖR
• VAN MİNÜT
• ŞERİAT GELSE, HAYREDDİN HOCA BAŞA GEÇSE!
• ŞEYHİ OLMAYANIN MÜRŞİDİ MESELESİ!
• ŞEYTAN BUNUN NERESİNDE?
• AHİR ZAMAN SUALLERİ

KİTAPTAN DÖRT SORU DÖRT CEVAP…

Biliyorsunuz Dünya Sağlık Örgütü cep telefonlarını ‘olası kanserojenler” listesine aldı.
Aldı değil mi, biliyorum ben de okudum, hâlâ tartışanlar, itiraz edenler varmış ama ben bunun pekişeceği kanaatindeyim. Çünkü araştırmalar onu gösteriyor. Yani radyasyon tehlikesi dolayısıyla bu raporu biz okuduğumuz zaman fıkıhçılar olarak söyleyeceğimiz şey şudur: Nasıl ki bazı yasaklanan nesneleri zaruret kadar kullanmaya izin veriliyor, o zaman diyeceğiz ki, bu aslında zararlıdır; mümkünse hiç kullanmayalım, mümkünse zararsızını icat etsin ilim adamları, buna çalışsınlar. Şu an için kullanmak durumunda olduğumuz takdirde ise zaruret miktarınca istifade edelim.

İnternet üzerinden sanal ilişkiler de gün geçtikçe yaygınlaşıyor. İnsanlar karşılıklı olarak kameralar karşısına geçerek ‘sanal tatmin’ yoluna gidebiliyor, ya da “kötü filmler” izleyerek bir tür tatmin yoluna gidebiliyorlar. Dijital çağda bunlar neredeyse normal karşılanıyor. Bu tip davranışlar da zina mıdır?
Bunlar da sanal zinadır.

Genetiği değiştirilen (GD) ürünlerin neden olduğu etkiler hayvanlar üzerinde gösterildi. İşte sonuçlar: Amerikan çiftçileri GD mısır ile besledikleri inek ve domuzlarda kısırlık problemi olduğunu bildirdiler. GD besinler sıçan ve farelerde böbrek, karaciğer, kalp ve dalak hasarına neden oldu. GD soya ile beslenen fare embriyosunda DNA fonksiyonunun değiştiği gösterildi. GD patates sıçanlarda kansere neden oldu, GD soya ile beslenen erkek farelerin sperm hücrelerinde hasar meydana geldi GD soya ile beslenen farelerde ölüm, düşük doğum ağırlığı ve kısırlık 5 kat daha fazla görüldü. GD bezelyeler farelerde akciğer hasarına neden oldu. Hayvanlara bu kadar zarar veren genetiği değiştirilmiş organizmalar sizce insanlara ne yapar? GDO caiz midir?
Hayvanlara bu zararları veren ürünün insana ne yapacağı sorusunun cevabını ben veremem. Önce dünyanın ileri gelen uzmanları bir toplantı yapacaklar. Bu toplantıyı GDO üreticileriyle menfaat ilişkisi olmayan devlet veya sivil toplum kuruluşları tertip edecek. Konu hür olarak tartışılacak, veriler test edilecek, raporlar incelenecek. Bu çalışma sonunda –yukarıda açıkladığınız– zararlar kesin ve yaygın ise bu ürünleri devletler yasaklayacaklar. Din âlimleri de –devlet yasaklasın yasaklamasın– “Bu ürünleri kullanmak caiz değildir; çünkü sağlığa ciddi ve yaygın olarak zarar verdiği kesinleşmiştir, sağlığı korumak farz, tehlikeye atmak haramdır” diyecekler, diyeceğiz. Mesela sigarayı devletler yasaklamıyor, ama bana göre sigara içmek haramdır. Sözü edilen ürünler sigara gibi zararlı ise elbette onları vücuda almak haram olur.

Bedelli askerlik caiz midir?
Eğer bir memleketin savunması bir kısım insanların asker olmasıyla elde ediliyorsa, bazı insanların da mutlaka doğrudan askere gitmesi zorunlu yani zaruri değilse, birilerinin para vermek suretiyle bu vazifeyi yerine getirmesinde bir sakınca olmaz. Çünkü savunmak için paraya da ihtiyaç vardır. İslam ‘mal ile cihad’ı da teşvik etmiştir. Burada problem şudur: Bazı insanlar askere gitmek istemiyor ve fakat yoksul olduğu için askere gitmek zorunda kalıyor. Bazı insanlar da askere gitmek istemiyor, para bulduğu için istediğini elde ediyor. Bu noktada bir haksızlık var. Haksızlık, askere gitmeyip bunu para vererek telafi etmekte değil; haksızlık, askere gitmek istemediği halde yoksul olduğu, bedelini bulamadığı için askere gitmeye mecbur olmaktadır. O kısım bir problemdir. O problem üzerinde durmak gerekir.

YAZAR ADI
Erzurumlu bir ailenin çocuğu olarak 1934 yılında Çorum’da doğdu. İlkokulu burada bitirdikten sonra özel olarak Arapça ve İslâmî ilimler tahsil etti. İlk imam hatip okullarından biri olan Konya İmam Hatip Okulu’na girdi ve ikinci dönem mezunları arasında yer aldı (1959). Yeni açılan İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde okudu ve ilk mezunlarından biri olarak 1963’te mezun oldu. İki yıl İstanbul İmam Hatip Okulu’nda meslek dersleri öğretmeni olarak çalıştıktan sonra İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde fıkıh asistanı oldu. ‘Başlangıçtan Dördüncü Asra Kadar İslam Hukukunda İctihad’ konulu tezi ile fıkıh öğretim üyesi oldu (1971). Aynı yıl İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’ne tayin edildi. 1975’te tekrar İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’ne döndü. Yüksek İslam enstitülerinin ilahiyat fakültelerine dönüşmesinin ardından akademik çalışmalarını tamamlayarak sırasıyla doktor, doçent ve profesör ünvanlarını aldı. Eylül 1976-Eylül 1980 yılları arasında yayımlanan Nesil dergisini çıkaranlar arasında bulundu. Yarım asra yaklaşan fikir ve meslek hayatı boyunca, yurtiçi ve yurtdışında binlerce konferans, seminer, panel, vaaz, hutbe, kurs, yazılı ve görsel medya programı, eğitim programında yer alarak eğitim, öğretim, tebliğ ve irşad faaliyetini sürdürdü. Aralarında bugünün tanınmış bilim ve fikir adamları olan binlerce öğrenci yetiştirdi. 2001 yılında, özgürlüğün şart olduğu üniversite ortamında hüküm süren baskılara karşı çıkarak Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki görevinden ayrıldı. Halen, Avrupa Uluslararası İslam Üniversitesi’nde (Hollanda) misafir öğretim üyeliğini sürdürmekte ve bireysel ilmi çalışmalarına devam etmektedir. Arapça, Farsça ve Fransızca bilen Hayreddin Karaman’ın periyodik yazıları, Yeni Şafak gazetesi, Gerçek Hayat dergisi ve Eğitim-Bilim dergisinde yayınlanmaktadır.

Hayykitap’tan yayımlanan kitapları:

Müslüman’ın Hayat Bilgisi, Kasım 2011

Satın Al: kitapyurdu bkmlogo dr idefix babil tikla24

YENİ ÇIKANLAR

KAPAK

ŞİZOFRENİK ATRAKSİYONLAR

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir