Cumartesi , Kasım 25 2017
ANA SAYFA / TASAVVUF / SUFİ KLASİKLER / NEFSİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR

NEFSİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR

IBN ARABI-4TEMMUZ
İbn Arabi’den Allah’ın Bir’liği üzerine muhteşem bir Tevhid Risalesi…
Yazar: İbn Arabî
Çeviri ve Şerh: M. Es’ad Erbili
Yayına Hazırlayan: Ercan Alkan
Hayykitap No: 153
Türü: TASAVVUF / Sufi Klasikler
Birinci baskı: Temmuz 2011
Sayfa Sayısı: 144
Ebat: 11,5×19 cm
ISBN: 978-605-4325-54-2
Barkod: 9786054325542
  • TANITIM
  • YAZAR HAKKINDA
Hayykitap, Herkes İçin Tasavvuf (HİT) serisinin yeni kitabında İbn Arabi gözüyle tevhîd doktrinini merkeze alıyor.
Sûfîler nezdinde söz konusu tevhîd doktrini, Allah’ın mâbûd, fâil ve varlık olarak birlenmesidir. Varlığın bir¬lenmesi demek her şeyi Bir görmek, her şeyi Bir’den görmektir. Bu ise sûfîlere göre nazarî ve aklî ya da teorik bir idrâk ile gerçekleşmez. Bu ancak kendini bilmekle yâni kendi hakîkatinle yüz yüze gelmekle, kendi hakîkatinle bu¬luşmak ve kendi hakîkatini ele geçi¬rip kendi hakîkat boyanla boyanmakla müm¬kündür. Bu yüzden sûfîler sıkça “Nefsini bil” ilke¬sine vurgu yapmışlardır. Bu bilginin gerçekleş¬mesi sonucu insan kendi derûnî özüne yâni varlı¬ğın merkezine eriştiğinde Rabbine iliş¬kin bilgiyi edinir, Rabbini bilir. O’nun dı-şında kesinlikle hiçbir şeyin var bulunmadığı ilâhî pren¬si¬bini aşkın birliği (vahdet-i vücûd) içinde kav¬rar.
“Nefsini bilen hiç şüphesiz Rabbini bilir” ilkesini merkeze alarak sûfîlerin tevhîde ilişkin öğretilerini îzâh eden bu kitap, Allah’ın evvel-âhir, zâhir-bâtın isimlerinin açıklanması ile başlar ve bu bağlamda teolojik tartışmaların odağında yer alan isim-müsemmâ ilişkisi geniş bir şekilde kendisine yer bulur.
Gerçek varlığın yalnız Cenâb-ı Hakk’a ait olduğu ilkesi kitabın ana temasıdır; dolayısıyla metindeki kavram ve tartış¬maların tümü, dâima bu hakîkat çerçevesinde de¬ğerlendi¬rilmektedir.
“Allah vardı ve O’nun dışında hiçbir şey yoktu” metafizik gerçekliğinin îzâhı eserin bütününe ya¬yı¬lan ve sıkça vurgulanan bir diğer konudur. Şöyle ki burada bu ilke, tüm zaman sınırlamaları¬nın öte¬sinde geçerli olan ezelî ve ebedî ontolojik bir haki¬kattir.
“Kulum Bana nâfile ibâdetlerle yaklaşır”, “Hastalandım beni ziyâret etmedin” gibi vahdet-i vücûdu ispat için klasik tasavvuf metinlerinde -özellikle de İbn Arabî ve takipçisi olan müelliflerin eserlerinde- yer alan hadîslerin yorumuna kısaca yer veri¬lir. “Ölmeden önce ölünüz” hadîsi de şerh edilir. Eserde ayrıca vahdet-i vücûd tartışmaları bağla¬mında sorulan birtakım klasik sorulara da cevaplar aranır:
• Şayet varlık tek ise gözle gördüğümüz, hâlihazırda var olan diğer varlıkların, mevcut nesnelerin konumu nedir?
• Bunları öylece kolay bir şekilde kabul etmezden gelip inkâr etmek ne kadar mümkündür? Mâsivâyı, Allah’ın dışındakileri yok hükmünde kabul etmekle Hakk’ın rubûbiyyeti or¬tadan kalkmış olmuyor mu?
• Mâdem her şey ve herkes birer âlet kabîlindendir, dolayısıyla her şeyin gerçek yapıcısı (fâil) yalnızca Allah’tır; o hâlde insanlar, yapmış oldukları günâhlardan do¬layı neden azâba müstehak olsunlar?
Bu noktada şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki esere konu olan Tevhîd Risâlesi tasavvufun varlık ve mârifet ile bağlantılı pek çok temel/aslî meselesine kısaca da olsa değinmektedir. Öyle ki William Chittick’e göre Tevhîd Risâlesi, varlığın mahiyetine ilişkin -Hallâc’ın sıkça tekrar edilen ene’l-Hak ifâdesinde olduğu gibi- mükemmel bir îzah sağlama girişimi¬dir.

Satın Al: kitapyurdu bkmlogo dr idefix babil tikla24

YENİ ÇIKANLAR

KAPAK.indd

II. ABDÜLHAMİD’İN ÇOCUKLUK DÜŞLERİ

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir